www.cemalnar.com

 

İmanın en faziletlisi:İmanın en faziletlisi üstün derecelesi, nerede olursan ol, Allah’ın seninle beraber olduğunu bilmendir."

İşte bu!

ImageBu gün (05.08.2008) şöyle bir gazete başlıklarına bakıyorum, bazı haberler pırıl pırıl parlayarak “bana bakar mısın?” diyor.

Bakmaz mıyım? Kıvançla hem de. Bakıyorum ve “İşte bu!” diyorum. “İşte bu!” diyerek seviniyor ve şükrediyorum.

Haberin birinde Cumhurbaşkanımızın Bahreyn Kralını ağırladığı konu ediliyor. Diğerinde Suriye Devlet Başkanının eşiyle Antalya’da başbakanımızca konuk edildiği, öbüründe de İran Devlet başkanının ziyaretine hazırlık yapıldığı haber veriliyor.

Bunların hepsi aynı günde oluyor dikkat ederseniz. “Maşallah” diyelim de “nazar” olmasın, Allah Teâlâ kem gözlerden saklasın! Görüldüğü gibi İslam coğrafyası yeniden gönül ve iş birliğine doğru tam gaz ilerliyor hamdolsun.

Yıllar yılı sırtımızı dönmüşüz kardeşlerimize. Müslüman ülkelere yani. Yok saymışız bir yanımızı, doğu yanımızı, kıbleye döndüğümüzde sol yanımızı, kalbimizin olduğu yanı yani, kalbimizin hep attığı yanı …

Devamını oku...
 
Bir Soru Bir Cevap
ImageSoru:

selamun aleykm hocam. şimdi hocam biz ibadet ediyoruz, bizim amacımız ne? cennete gitmek için mi, Allah rızasını kazanmak için mi,. cennet için ibadet etmemizde bi sakınca var mıdır? (Tarih: Prş 24 Tem 2008 05:11:27 EEST)


Cevap:

İbadetten amacımız emre imtisal ile Allah'ın rızasını kazanmaktır. bu olursa cennete gitmek zaten gerçekleşir. 
 
Cenneti istemek ve cehennemi istememek, sevgili peygamberimizin sık yaptığı ve tavsiye ettiği dualardandır. Biz de sabah akşam yapmalıyız.
 
Ama sırf cennet için ibadet etmek de doğrusu bir eksikliktir. Eskiler bunun için "kötü işçi" derlerdi. Yani kötü işçi iyi bir patrona "ben yevmiyeme yüz lira isterim" diyor. Halbuki patron ona "bin lira" düşünüyor gibi...

Devamını oku...
 
Mümtaz'er Türköne / 'Devlet malı deniz...'

ImageBaşbakan'ın Rize'de söylediği, "Tüyü bitmemiş yetimin hakkını yedirmeyeceğiz. Haa aksi varsa, yiyeni varsa onu da aramızda barındırmayacağız." sözü, zengin kültürel çağrışımları olan bir söz.

"Tüyü bitmemiş yetimin hakkını yemek", "beytü'l mal"e yani devlet hazinesine el uzatmak demek. "Devlet malı deniz, yemeyen domuz" deyişi ise hep yanlış anlaşılmış bir deyiş. Bu deyişte, devlet malını kendi çıkarı için kullananlara "devlet malını deniz mi zannediyorsunuz" ikazı bulunuyor. Sözdeki ironi, "yemeyen domuz" ibaresinde saklı. Malum midesi en geniş ve bulduğu her şeyi yiyen bir yaratık domuz. Tersinden okununca devlet malını yiyen, her şeyi yiyen bir yaratığa dönüşüyor. Kısaca bu söz ile kamu kaynaklarının sınırlılığı ve herkesin bu sınırlı kaynaklar üzerinde hak sahibi olduğu hatırlatılıyor.

Kamu kaynaklarını "tüyü bitmemiş yetimin hakkı" olarak nitelemek, bizim dinî kültürümüzün ve geleneklerimizin güçlü ifadelerinden biri. "Yetimleri korumak" toplum vicdanının temel göstergesi. Bu, bir kamusal sorumluluk. Bu sorumluluğu, toplumun muhtaç durumda olan bütün bireylere karşı sorumluluğu olarak kabul etmek lâzım.

Devamını oku...
 

Kullanıcı Girişi






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Bugün37
Dün42
Bu Hafta141
Bu Ay911
Tümü8054

[+]
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • green color
  • blue color
  • default color