| Yaşar Alpaslan Hoca VIII. |
|
|
|
|
Kitab Ukde yayınlarından çıkmış. Baskı Fa Ajans’tan. 261 sayfa, birinci hamur, pırıl pırıl bir baskı. Editörler: Yaşar Alpaslan, Mehmet Karataş, Serdar Yakar.
Başımı kaldırdım, Serdar beyin tebessümü ile karşılaştım ve her ikisine de yürekten teşekkür ettim. Serdar Yakar bey, Kahramanmaraş için olduğu kadar benim için de bir nimet vesilesidir. İçimde hep minnet ve şükran duyduğum bir insan. Yazıya, kitaba, kültüre maddî bir karşılığı olmasa da hizmet eden bir fikir işçisi. Kahramanmaraş’a, belediyeye geldiği zaman bize İstanbul’un basın yayın havasını da getirmişti. Bizi kitap bastırmaya teşvik etmiş, kitap sahibi olmanın ilk sevinç ve heyecanını yaşatmış, derken dostlarıyla kurduğu “UKDE YAYINLARI” adına peş peşe altı kitabımızı basmışlardı. Son zamanlarda Yaşar Alpaslan Hocamla birlikte sık görünüyorlardı. Bu birlikteliğin ilk meyvesi da böylece gerçekleşmiş oluyordu. Allah Teala devamlı kılsın. Bu iki yiğit de aslen Ceritli oymağındandır. Yaşar Alpaslan Hoca “vezirler”dendir. Ancak “Yeter vezir olduğumuz. Artık ben padişah olacağım.” Der. Serdar bey de “bey oğlu”dur. Müstakbel mülkü nasıl paylaşır ve nasıl geçinirler bilesmem. Aslında beni dinlerlerse bu iş olur da, Yaşar Alpaslan Hocam yanaşmamaktadır. Ben ona diyorum ki: “İslam’da padişahlık yoktur. O, İslam’a sonradan gelen bir bid’at ve beladır. Asıl olan seçim ve bey’ata dayalı bir nevi cumhuriyettir. Biz bunları iki kitabımızda boşuna mı yazdık? Gel seçime razı ol, adaylığını koy, biz de seni başımıza devlet başkanı seçelim.” “Yok” diyor. “Ben tam da padişah olacakken, nerden çıkardın bunları?” Aslında razı olsa, yaşına başına hürmeten onu başkan, Serdar Beyi de vezir yaparız, olur biter. Neyse, biz kitaba dönelim. Kitapta bir takdim, bir önsöz, on makale ve beylik üstüne bir bibliyografya çalışması var. Takdimi Yaşar Alpaslan Hocam yapmış. Özetle şöyle diyor: Maraş’la ilgili bir hayli çalışmalar olmuş zaman içinde. Ama bunlar derli toplu Maraşlıya tanıtılmamış. Bir kısmı da zaman içinde nisyana terkedilmiş. Maraşlı kurum ve kuruluşların bunlara el atması gerekirdi ama yapmadılar. İş başa düştü ve dostların teşvik ve yardımıyla yükün altına biz girdik. Çünkü Maraşlının ilim, sanat ve kültür ile ilişkisini göstermeli, alim, şair, hattat ve sanatkarlarını ve onlara ait eserleri tanıtmalı, çocuklarımıza bunun sevinç, gurur ve güvenini tattırmalıydık. Çalışmalarımız kar amaçlı değildir ve herkese açıktır. “Ben de bir katkı sağlayabilirim” diyen herkese teşekkür ederiz.” Girişte ise her makalenin kısa bir özeti sunulmuş ve II. Cildin müjdesi verilmiştir. Kitap tamamen akademisyenlerin hazırladığı bilimsel metotlarla yazılmış ilmî makalelerden oluşmaktadır. Bu alanda çalışma yapacaklar için sanırım aranan bir kayak olacaktır. Kitap bu haliyle Yaşar Hocamızın himmet ve gayretleri ile Serdar beyin emeklerinden oluşmuştur. Her ikisini bir daha candan tebrik eder, hayırlı mesailerinin devamını dilerim. Ama benim esas beklentim ve en büyük sevincim, bizzat Yaşar Alpaslan Hocamızın kaleme aldığı kitapları elime alarak okumam olacaktır. Ömür geçip gidiyor. Bundan sonra bizim için geriye ne kadar vakit kalmıştır kimse bilemez. Vakti aziz tutarak geriye sadaka-i cariyeler bırakabilirsek ne mutlu bizlere. Hocaların sadaka-i cariyesi kitaptan başka ne olabilir ki? SON
|






![]() | Bugün | 152 |
![]() | Dün | 264 |
![]() | Bu Hafta | 1695 |
![]() | Geçen Hafta | 2432 |
![]() | Bu Ay | 10274 |
![]() | Geçen Ay | 9299 |
![]() | Toplam | 98122 |





