www.cemalnar.com

Hadisi Şerif : "Kim Allah indinde mevkiini ne olduğunu bilmek arzu ederse O'nun yani Allah'ın kendi nezdinde yerinin ne olduğunu bilsin; yani ona baksın."
 
Dostum Haydar Erşahin: Ailesi - 3 - PDF Yazdır e-Posta

ImageHaydar Beyin çocukluğunu bilmem. O liseye gitmiş. Sonra İstanbul’da mühendislik okumuş. Maraşlı bir hanımla evlenmiş. Nasıl tanışmışlar, nasıl evlenmişler, ne bunlardan, ne de çocukluk yıllarından hiç bahsetmezdi o. Geçmişi hakkında bildiğimiz sanki bunlardan ibarettir.

Ben de sormak ihtiyacı duymamıştım hiç. Hem huyum değil, hem de dolu dolu geçen bereketli sohbetlerimiz, gerek bırakmazdı bu tür ayrıntıları öğrenmeye. Geçenler geçmişti ve bizler işte şimdi yaşıyorduk hayatı. Memnunduk, mutluyduk, konuşacak dünya kadar meselemiz vardı. Ne gerek vardı eskileri deşmeye...

Haydar Bey’in babasını tanımadım. Annesi uzun yıllar yanında kaldı. Kendisi ve hanımı az bakmadılar o yaşlı ve hasta kadına. Oradan çok büyük sevaplar almışlardır inşallah. Annesi her yaşlı ve hasta gibi ilgi ister, o da bildiğim kadarıyla eksik etmezdi.

Bir gün şöyle anlatmıştı. “Annem durmadan ilaç kullanır.

- Yapma anne, bu zararlı bir şey derim,
- Sen karışma, ben bunlardan şifa buluyorum, der, beni dinlemez.
Bir gün Arif ağabeyin dükkanından bonibon şekeri aldım. Kutusu da ilaç kutusu gibi. Anneme,

- Bak anne, sana çok faydalı yeni bir hap aldım. Bunu her gün yutarsan hiçbir şeyin kalmazmış. Tadı da fena değil.
- Ver bakim, dedi ve bir tane yuttu.
- Hakikaten güzelmiş, sağ ol oğlum.

Anam bu şekerleri aylarca yuttuı ilaç diye. Hiç olmazsa yan tesirleri yoktu ilaç gibi.

Bir gün yine hastalık ve ilaçlardan konuşurken,
- Bu kadar yeter, artık ilaç kullanma, doktorlar da gereksiz diyor. Sağlığına zarar verir, dedim, inanmadı.
- Faydasını görüyorum, dedi.
Ben de maalesef duramadım ve:
- Yahu işi rast gelesice anne, aylardır hap diye yuttuğun ve iyi geliyor dediğin hap değil, bonibon şekeri idi. Hap yerine şeker yedin. Hiç de bir şeyin yok şükür. Öyleyse bırak şu hapları. Ben sana yine şeker alırım, deyiverdim.

Hay demez olaydım. Kızdı ve bir daha da bonibon yutmadı. Çenem durmadı ki. Nene gerek senin. Varsın hap diye şeker yesin…

Daha sonra abisi Mehmet Efendiyi tanıdım. Bir kardeşi Ankara’da yaşarmış, vefatında öğrendim. Sonra bazı akrabalarını tanıdım.
Eşi, muhtereme yengemiz Elif Hanım ilkokul öğretmeni imiş ve şartlar İslamî olmayınca, Allah için terk etmiş mesleğini. Hanımlara sohbet için gece gündüz fedâkârca koşuşturur dururdu o yıllarda. Bizimkiler onun okuduğu kitapları zevkle dinler ve sevgi ile, dualarını da katarak sitayişle bahsederlerdi kendisinden. Bildiğimiz kadarıyla aile hayatlarında çok mutlulardı.

Bir erkek, bir de kız, iki gül koncaları vardı. Aradan yıllar geçti, bizimkiler gibi o yavrular da büyüdüler, okudular, evlendiler, ev bark sahibi oldular ve çoluk çocuğa karıştılar.

Dün oğlu Alper’e baktım, babasıyla tanıştığım yaşa gelmişti. “Dostumun ciğerparesi” dedim ve duygulandım.

Yarın ben öldüğümde sanırım o da mezarımın başında “Babamın dostuydu” diyerek duygulanacaktır…
 
Hey gidi dünya hey!...

Ömür, güneşte kalmış kar gibi, sessiz ve derinden eriyip gidiyor. Gittiğinde de geriye, kimi zaman sevgiden, kimi zaman hüzünden, kimi zaman pişmanlıktan, kimi zaman ayrılıktan ötürü içine ya da dışına akıttığı, tez kuruyacak birkaç damla göz yaşından başka bir şey bırakmıyor. Sonrası hayal, ya da sanal. Bir varmış, bir yokmuş…

Bizi tanıyanlar da aynı akıbete maruz kaldıklarında, artık o bile kalmıyor geride. O zaman “bir varmış” da gidiyor ve sürekli “yokmuş” kalıyor insan.

İnsan bizim yaşlara geldi mi, önünde de arkasında da bir sürü dost olunca, öteye mi gitse, beride mi kalsa, bazen şaşırıp kalıyor. Bereket istikamet mecbûrî de, şaşkınlık uzun sürmüyor.

 

 

Kullanıcı Girişi



Kitaplar

Ziyaretci Sayacı

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün143
mod_vvisit_counterDün264
mod_vvisit_counterBu Hafta1686
mod_vvisit_counterGeçen Hafta2432
mod_vvisit_counterBu Ay10265
mod_vvisit_counterGeçen Ay9299
mod_vvisit_counterToplam98113

Online (20 dakika önce): 18
Sizin IP'niz: 38.107.191.105
,
Bugün: Tem 30, 2010

[+]
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • blue color
  • green color