| Dostum Haydar Erşahin: İbadeti -8- |
|
|
|
|
Ona göre bir çok okumalar da bunlarsız yapıldığından kalbi nurlandırmıyor, zihni açmıyordu. Bu yüzden bazı çok okuyan, çok mesele bilen insanların, umulmayan yanlışlıklar yaptığını söyler ve üzülürdü. Bir konuyu içselleştirmek için üstünde tefekkür ve tedebbür şattı ona göre. Ama bu yanlışı yapanları mahkum da etmez, “değişir” derdi. İyi niyet ve kalp saflığı ona göre büyük bir cevherdi. Bu yüzden bol tefsir okuduğunu zannederim. Bu açıdan bakıldığında sünnet onda o kadar ağırlıklı değildi. Kabul etmek gerekir ki sünnet okumaları da bir alt yapı gerektirirdi ve özel gayreti olmayanlardan bunu beklemek biraz aşırı iyimserlikti. Ama tasavvufî bir yanı olduğu için, daha çok adab konularında sünnet okumaları olurdu. Haydar Bey kendisini tanıdığım günden beri namazlarını kılardı. Sanırım cemaatla namaz kılmaya da dikkat ederdi. Gündüzleri bazen Bahçelievler camiinde buluşur, Arif Şekerleme’de sohbetler ederdik. Arif abinin yeri öteden beri sohbet merkezimiz olmuştur. Namazını kılan orada mesai başlayıncaya kadar buluşurdu. Tatlı sohbetlerimiz olurdu. Akşamları bir yere beraber gideceksek, buluşma yerlerimiz de genellikle yatsı namazında evlerimize yakın bir yer olurdu. Ama biz Binevler’e göçünce biraz koptuk birbirimizden ailecek. Önceleri geri dönüşte zorluk çekiyorduk. O zamanlar onun da benim de özel arabamız yoktu. Sonraları var olduysa da alıştık bu hayata ve daha az görüşmeye başladık. Bunda biraz Maraşlı kadınların onlar desin “dikkat ve titizliği”, ben diyeyim “ekeliği” de etkiliydi galiba. Haydar bey dervişmeşrep olunca, sanırım her sûfî gibi gece tahaccüd namazı da kılardı. Çünkü en az iki rekat namaza söz vermiştir. Gece herkes uykuda iken kalkılan ve huşu ile kılınan namazlardan sonra edeple kıbleye karşı oturularak ve korku ile ümit arası boyun bükülerek insanın yüce yaratıcısıyla baş başa kalması ve “estağfirullahelazim” diyerek hatalarını günahlarını itiraf etmesi, sonra onu “tevhid” ederek coşması ve bu dini olağanüstü şartlarda mücadele ederek bize ulaştıran Sevgili Peygamberimiz ve ashab-ı kiram’a selat ve selamlar sunması, ne muhteşem bir manzaradır. Derken etkilenen bir akıl ve şahlanan duygularla binlerce kez “Allah” diyerek kıvranması… Bu esnada Allah Teâlâ ile diz dize olduğunu hissetmesi, derken şah damarından yakınlığını duyması… ne mutluluk. Haydar Bey’in orucu ve zekatı da vardı. Orucu malum, zekatı da sorularından anlaşılırdı. Meslekten olmayanlar, genellikle konuyu bilseler de gene de bir uzmanına sormadan edemezler. Sanırım bu bilgiye güvenmemekten öte, Allah Teâlâ ile olan muamelede titizlik alametidir. Haydar Bey’in haccı olmadı bildiğim kadarıyla. Ama hep aklındaydı. Emeklilikle bunun mümkün olacağını ben de tahmin ederdim. Artık oğlu Alper bey, annesiyle beraber gittikten sonra, umarım bir de babasına niyet ederek onun adına bir hac yapar. Çünkü mirasçılarının bu haccı kaldırmada vasiyete ihtiyaçları yoktur. Haydar Bey’in temizlikte titizliği malumdu. Güzel ve temiz giyinirdi. Giysileri kaliteli ve uyumlu olurdu. Bazı noktalarda umursamaz olmasına rağmen bu noktadaki dikkati, benim de dikkatimi çekerdi ama dillendirmezdim. Günlük sakal tıraşı, saç ve bıyık bakımları, diş temizliği de öylesine titizdi. Belki de bu konuda evdekilerin etkisi büyüktü. Onu bir gün olsun pejmürde görmedim desem yeridir. Bu dış giyim ve görünüşte bir eksikliği güzel koku idi. nedense pek kullanmazdı. O da olsa dört dörtlük bir görünümle mankenleri kıskandırırdı belki. Malum, yakışıklı bir insandı dostum Haydar Bey. Haydar bey işinde çalışkan ve dürüst idi. bu dürüstlüğü ona kariyerde kaybettirirdi. İsteseydi en azından kurumuna müdür olabilirdi. Ama istemedi. Bana, orada müdürlük yaparken rahat bırakmayacaklarını söylerdi. En iyisi baştan reddetmekti. Zamanı tanıdığımdan hak verirdim ona. Adamın dininden bir şeyler almadan dünyalık verirler miydi? Haydar bey bu açıdan mücahitti. Hem nefsiyle, hem de çevresiyle mücahede ediyordu. Bana “bir iç yüzlerini bilsen, seveceğin çok az adam kalırdı” derdi. Büyük işlerin plan ve projesi onların kurumundan geçtiği için çok sırlara sahipti ama bu konuda da boş boğazlık etmezdi. Haydar Bey gerçekten yiğit adamdı. Arkadaşlarımız içinde iki yiğit vardı. Biri de Kadir Çavuştu. İkisi de öteye gitti. Haydar Bey’in hiçbir zaman bir aile sorununa şahit olmadık. Hiçbir zaman evden şikâyet etmediler. Her evde ufak tefek huzursuzluklar olur. Tuzu biberidir yaşamın bunlar. Ama dört duvar arasında kalırlar. Bu açıdan arkadaşları da huzurlu olurlar. Haydar Bey’in evine rahat girer çıkardık. Bunda evdekilerin de etkisi vardı kuşkusuz. Onların bizi memnuniyetle karşılayıp zevkle hizmet ve ikram edeceklerine inancımız tamdı. Küçükken çocuklarını çok severdik. Ama onlar tam da büyüdükleri sırada ev değiştirdik ve biraz uzak olduk demin dediğim gibi. Bir gün düğünlerine davet edildiğimizde çok şaşırmıştık. Çocuklarımız ne kadar da çabuk büyümüşlerdi? Buradan şuraya gelmek istiyorum: Haydar Bey evine karşı da görevlerini güzel yapardı. Ne yazık ki torunları böyle bir adamı tam tanıyamadan kaybettiler. Onlara çok acıyorum. Ben gözümü yumduğumda bir sürü tatlı hatıra buluyorum. Ya o yavrular, resimlerden başka ne bulacaklar? Uyumlu bir insandı Haydar Bey. Gidelim dersen gider, kalalım dersen kalırdı. Onunla İstanbul gibi uzak yerlere yolculuklar da yaptık. Yatılı kaldık gittiğimiz yerlerde. Asla bir rahatsızlığını görmedik. Sohbetleri de tatlıdır. Arada sırada haksızlıklara karşı top gibi gürler, o kadar. Elinin tersiyle itti mi, iflah olmaz karşıdaki konu. Bu gürlemeleri bazen bizde bir şaşkınlık doğururdu. Çünkü çok nazik konularda, kimsenin dillendirmeye cesaret edemediği yerlerde patlardı ve biz hak verirdik ama endişelenir, sonra da gülerdik haliyle onaylayarak. O bu tavrıyla sanki Hz. Ömer’den bir huy kapmışlığı vardı. Ama kimseye kini yoktu. Hatta böylesi kızdıklarına da zaman zaman “kim bilir ne mazeretleri vardır? Aslında bilseler böyle yapmazlardı.” Diye yaklaştığını görür de bir kere daha şaşırırdık. Bu güzel yönleriyle bir hayli dost kazanmıştır. Vefatında üzülen insanlar az değildi… (Devam Edecek)
|






![]() | Bugün | 131 |
![]() | Dün | 264 |
![]() | Bu Hafta | 1674 |
![]() | Geçen Hafta | 2432 |
![]() | Bu Ay | 10253 |
![]() | Geçen Ay | 9299 |
![]() | Toplam | 98101 |





