www.cemalnar.com

Hadisi Şerif : "Kim sabah akşam camiye gider gelirse, her gidip gelişinde Allah Taâlâ o kimseye cennetteki ikramını hazırlar."
 
Mustafa BELKIRAN PDF Yazdır e-Posta

Kayseri yüksek İslam Enstitüsü’ne kaydolunca Kahramanmaraş’lıları tanıyamadım. Bu benim için ilginçti. Çünkü ben Diyarbakır İmam Hatip Lisesi’inden mezun olmuştum. Hatta bu yüzden bazı garip olaylar da yaşadım. Bir gün benim yanımda üst sınıf ağabeylerden biri Maraşlılar aleyhine atıp tutuyordu. Güya okul müdürü Maraş İmam Hatip Lisesi’inde müdürlük yapmış ve Maraşlılar da onun ispiyoncusuymuş. Ne kadar basit bir düşünce…

Allah (azze ve celle) bana bir sabır verdi, sustum. Ama abimiz çok ileri gitti. O zaman ben:

 

-Yapma be abi. Hepsini birden katma bari, dedim.

-Hepsi öyle. Bana içlerinde bir adam göster, demez mi? 

Bir adamın bu kadar nezaketsiz, bu kadar kaba olabileceğini bir türlü aklım almıyordu. "Yüzüme beraber nasıl böyle söyleyebiliyor, bu ne cesaret?" diye de içimden geçiriyordum. Çaresiz kalınca:

-Peki benim neyimi beğenmiyorsun? Dedim.                                                                                                                            -!....

Dondu kaldı ağabeyimiz. Nihayet:

-Sen Diyarbakır’lı değil misin?

-Hayır, ben Maraşlıyım. Ve sen söyle bakalım ben adam değil miyim?

-Estağfirullah gardaş, ben seni kasdetmedim.

-Sabahtan beri ben de sana “hepsini kasdetme “ demiyor muyum? Şu mahcubiyeti yaşamanın ne lüzumu vardı?.

Bunu daha sonra Maraşlılara sordum. Hiç alakası yok dediler.

Derken biz Maraşlılarla tanışmaya başladık. Önce birinci sınıftan Hüseyin Aslantürk, Abdullah Diner, sonra üst  sınıflardan Bekir Ayhan, Şaban Gebel ve derken Mustafa Belkıran.

O yatılı değildi ve üst sınıflardaydı. Dolayısıyla az karşılaşırdık. Resmî idik. Sonra Ahmet Çelik ve Mehdi Kaluman geldiler okulumuza benden iki sene sonra ve O’nun görev yaptığı caminin mahallesinden  ev  tuttular. Onlara gidip gelmelerimizle daha bir yakınlık kurduk. Gördüm ki bu yakışıklı ve o zaman sakallı abimiz, neşeli, güzel sesli, espirili, hoş sohbet bir ağabeyimizdir. Daha o zamanda evlidir ve çor çocuk sahibidir. Mahallesinde sevilen ve tutulan bir imamdır.

Aradan yıllar geçti. Biz milli Eğitimde görev aldık, o Diyanette devam etti. Fransa’ya gitti. Bir ara Sümerbank Bez Fabrikasında çalıştı. Sonra o da öğretmenliği seçti. Sanırım bu geçişte ve Sütçü İmam Lisesinden Kahramanmaraş İmam Hatip Lisesi’ine gelişinde teşvikim hüsn-ü kabul gördü.

Muhterem Mustafa Belkıran hocamız yaşça bizden biraz büyüktür. Ama muhabbetimize perde yapmaz bunu, hissettirmez. Daima sevip saydığım ve bunun karşılığını  da fazlasıyla gördüğüm bir dostumdur. Kendine has huyları, tutumları ve prensipleri vardır. Naziktir, kabalıktan ve laübalilikten hoşlanmaz. Böyle bir davranışı hoş görmez. Kendine yapılırsa belli etmese de kırılır. Vazifesine dikkatli ve titizdir. Kul hakkına saygılıdır ve buna saygı göstermeyenlere, özellikle de yanında sigara içerek sağlığını fütursuzca tehlikeye atanlara müsamahasızdır. Sayesinde bizim havamız da temiz kalmıştır. Çünkü onu gören tiryakilerin iştahı kaçar ve yanımızda yakmazlar. Bazen bu nezaketi göstermeyen kaba saba ruhlulara da sitem eder haliyle. O’na göre Müslüman başkalarını rahatsız etmemelidir.

Belkıran hocamın sesi güzel demiştik. Çok güzel Kur’an okur, ilahi söyler. İmamlığında şehrin aranan mevlithanı idi. Her ne kadar Halil İslamoğlu Hocamızı geçemese de güzel giyinir. Bir de maşallah yirmi yıllık elbiseyi bu gün bile giyebilir. Bizim fiziğimiz on kere değişse de O’nunki hiç değişmez. Nasıl sağlar bunu; genlerinden mi, kendi gayretinden mi, memur bütçesine uygun gördüğünden mi bilemem ama öyledir. Bir O, bir de Mikdat Hafız hocam maşallah.

Müthiş bir hafıza ve kıvrak bir zekası vardır. Karşıdakinin anında fotoğrafını çeker ve eğer isterse onu gergef gergef örer. Eskiden yapardı, şimdi bıraktı onu, adamı alır ve istediği düşünceye, davranışa ve konuşmaya götürür getirirdi. Adam farkında olmadan onun istediği gibi olur çıkardı… Ağzı kilitliyi, önüne yem atarak bülbül yapardı…  Hüseyin Bahar Hocam bile O konuşursa bazen lafın sonu nereye varacak diye şöyle bir durur düşünürdü..

Kanaatimce üzüldüğüm bir ihmali oldu. Diyanetteki gel git görevlerden midir, çok erken yaşta baba olup ev geçindirmeden midir neyse, ilimde ilerleyip derinleşmeye zaman ayıramadı. Buna rağmen yıllarca Arapçaya çalışanların yanlışını çıkarıp doğrultmaz mı? Eğer o zeka ve hafıza ile okumada da ciddi bir gayret gösterseydi, zamanımızın ender alimlerinden biri olurdu. Bence hala o kapı açık ona eğer alışkanlıklarını yenerse. İsterse yener. Azmini de biliyorum. Ama isterse…

Mustafa Hocam davasının adamıdır. Hem müslümanım deyip, hem de sözüm ona gavur gibi yaşayanlara kızar. Onlara kendine has tonlarla söylenen epey lafları vardır. Bu konuda istikametli ve istikrarlıdır. Yirmi sene evvelki dediği neyse, bu gün de sanki aynısını söyler. Bunun sebebi ölçüsünün muhkem oluşundan olsa gerektir. Ancak biraz bardağın boş tarafını görenlerdendir. O’na göre davanın gereği ne ise onu yapma yerine, konjöktüre göre gitmeler ayıptır, çirkindir ve bizi iflah etmeyen böyle şeylerdir. Taklidi, başkasına öykünmeyi, eli razı etme çabalarını hiç ama hiç beğenmez ve bunu Müslümanların en eksik, ya da en zayıf yanı olarak değerlendirir.

Kış aylarındaen çok oturup çay içerek sohbet ettiğimiz bir dostumuzdur Belkıran Hocam. Yazları bizi terk etti ama, kışları acısını çıkarırız inşallah.

Mutlu bir yuvada iki oğul dört kız babasıdır Mustafa Hocam. Yetişen her çocuğu da imam hatip lisesinin tezgahından geçer. Bu da O’na göre bir vefa ve sorumluluktur. Allah (azze ve celle) tan kendisine ve ehl-i beytine sağlık ve mutluluk dolu uzun ömürler dilerim.

 

Kullanıcı Girişi



Kitaplar

Ziyaretci Sayacı

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün131
mod_vvisit_counterDün264
mod_vvisit_counterBu Hafta1674
mod_vvisit_counterGeçen Hafta2432
mod_vvisit_counterBu Ay10253
mod_vvisit_counterGeçen Ay9299
mod_vvisit_counterToplam98101

Online (20 dakika önce): 7
Sizin IP'niz: 38.107.191.109
,
Bugün: Tem 30, 2010

[+]
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • blue color
  • green color