Alimin Önderliği

Bu kitap gerek ilim ve alimi tanıtıp sevdirmede, gerekse davet ve tebliğ sorumluluğunu sergilemede önemli bir kitaptır. Aynı zamanda bizim bu çağda içinde bulunduğumuz yığın yığın sorunlara da değiniyor ve çareler arıyor. Bu açılardan ilim taliplileri için önemli bir rehber kitaptı. 

Çağımızda İslam, dünkü cahiliyete benzer bir durumla karşı karşıyadır. Osmanlı’nın yıkılışından sonra İslam coğrafyası, asli hüviyetinden uzak ve yarım yamalak da olsa var olan hilafetten uzak, İslam devletinden uzak, ümmet birliğinden uzaktır. Görünür görünmez işgaller altındadır. Devlet hayatında ve onun tüm kurumlarında, yaman bir manevi işgal, yani kültürel işgal yaşanmaktadır. Hukuk, ekonomi, eğitim ve kültür alanları, amansız bir işgalin en açık görüntülerini sergilemektedir.

Yeniden İslam'a dönüşün bayraklarını, kuşkusuz İslam’ı en iyi bilen, yaşayan, yayan, alimler kaldıracaklardır. Artık peygamber beklemiyoruz. Alimler, onların varisleri ve vekilleri olarak, peygamber görevi göreceklerdir. Ümmetin önderleri olan alimler, İslamî hareketin başında, onu Allah’ın sünnetine uygun olarak götüreceklerdir. Böyle olursa hareket başarıya ulaşacak, emekler boşa gitmeyecektir.

Alimlerin önderliğinde olan hareketlerin başarılı, aksine durumların ise başarısız ve sonuçsuz kaldığı, çağımızda yaşanan gerçeklerdir. Belki bu çabaların da mutlaka bir ecri olacaktır İnşallah ama, Allah’ın  kanunu ve Peygamberin sünnetinin terkinin de ama dünyevi, ama uhrevi bir sorumluluğu elbette olacaktır.

İslam dünyasındaki sistemler ve sosyal yapılanmalar bunu çok iyi bildiklerinden, İslam'ı öğrenmek için açılan ilmî kurumları kapatmışlar, ümmeti alimsiz, yani öndersiz bırakmak için ellerinden gelen her şeyi yaparak alimleri bitirmek istemişlerdir. 

Alimleri bitirmenin çok değişik yollarını denemişlerdir. Bunların en açığı, İslam’ı öğreten ilim yuvalarını kapatmak olmuştur. İslamın öğretilmesinin yanında, ne kadar İslama aykırı inanç, ilke, ideoloji, sistem ve teoriler varsa okullara sokulmuş, mecburi dersler olarak okutulmuştur. Yalan, dolan ve palavralara, bilimsel kılıflar geçirilmiş, ilim istismar edilmiştir. Ümmetin çocukları, maalesef okudukça kendi dininden, medeniyetinden ve tarihinden uzaklaştırılmıştır.

Bu bilgisiz kalış, İslam dışı sistemlerin istediği bir durumdur. İşte bundan sonradır ki, İslamı yarım yamalak okutan dersler koymuş okullara, İslamı eksik öğreten, yanlış öğreten okullar açmış... Kendine uygun insanları yüceltmiş; ünvanlar, makamlar sunmuş... Ünvan ve makama, servet ve ikbale kavuşmanın yolarını göstermiş insanlara...

Ümmete düşen, hakiki ve rabbani alimleri yetiştirmek, yetişenlerin kıymetini bilerek sahip çıkmak ve onların önderliğinde sırat-ı müstakime girmek, İslam yolunda yürüyerek Allah’ın vadettiği nimetine erişmek, rızasına ulaşmaktır. Bu uğurda maddi manevi her fedakarlığa katlanarak onlara destek vermek, gelebilecek olan her türlü alay, hakaret, kınama, ambargo, tehdit, eziyet, işkence, sürgün ve zindanlara, hatta şehadetlere, Allah için katlanmak ve sabrederek direnmeye devam etmektir.

Zafer, işte bunların arkasındandır. Ve inananlar için zafer kesindir. Kayıp diye bir şey yoktur müslümanlar için.

 

 

PDF: